Baykal  “Semerkand Vakfı  Yani Zamanın Ahirinde Bulunan Büyük Bir Çınar Ağacıdır”

Semerkand Vakfı Osmaniye Şubesi tarafından “Hayra davet” şenlikleri kapsamında kermes açılışı  yapıldı.

Ak parti Osmaniye Milletvekili Mücahit Durmuşoğlu, MHP Osmaniye Milletvekili Ruhi Ersoy, Tümsiad Başkanı Murat Özkadeş, Siyasi parti ve Sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin katılımıyla yapıldı.

Kermes açılışında konuşan Semerkand Vakfı Oğuzhan Baykal “Kökü Asr-ı Saadette, dalları bugünün Post Modern dünyasında yani zamanın ahirinde bulunan büyük bir çınar ağacıdır Semerkand Vakfı. Allah Resulü (S.A.V.) Efendimiz Mekke’nin Fethinden sonra Hicretin maddi yolculuk boyutunun kapandığını ifade buyurmuştur. Sonraki asırlarda ve günümüzde Hicret çirkinden güzele, yanlıştan doğruya, haramdan helale, zararlı davranışlardan salih amele, nefsin heva ve heveslerinden Allah’ın rızasına, karanlıktan aydınlığa doğu yapılan Manevi gönül yolculuğunun adı olmuştur. Tasavvuf büyükleri bu manevi hicret yolculuğunda, sevenlerini Resulullah (S.A.V.)’in nurlu izlerine sevk etmeyi amaç edinmiş, bu uğurda can mal ve evlatlarını Ümmet-i Muhammed’in ayakları altına sermişlerdir.

Semerkand Vakfı Türkiye ve Dünya’nın bir çok ülkesinde kadim Tasavvuf Geleneği’nin , insanın maddi ve manevi ihtiyaçlarının giderilmesi düsturu doğrultusunda , günden güne genişleyen bir halka dahilinde hizmet üretmektedir. Günümüzden Resulullah (S.A.V.) Efendimize kadar uzanan temiz ve pak silsilemizin gayeleri; Ehl-i Sünnet omurganın muhafaza edilmesi, Milletin Hak ve Hakikate çağrılmasıdır yani din gayretidir, irşaddır. Devletin korunmasıdır, Vatanın savunulmasıdır . Gayemiz Cenab-ı Mevlanın rızasını tahsil etmek, Resulullah Efendimizin şefaatine ulaşmaktır. Bu gaye doğrultusunda gösterilen fedakarlığa ve gayrete dair asırlar boyunca gerçekleşen binlerce örnek verilebilir. Ama en yakın örnek hafızalarımızda tazeliğini koruyan 15 Temmuz Hain Darbe girişimidir.

Millet olarak derin bir travma yaşadığımız 15 Temmuz da Semerkand Vakfı Gönüllüleri hiç tereddütsüz ve fisebilillah yalnız Allah(C.C.) rızası için Devletimizin emri doğrultusunda, Ankara ve İstanbul’da göğsünü mermilere siper etmiş ve bedenini Tank paletleri önüne atmaktan çekinmemiştir.

Ömer Halisdemir kardeşimiz ve Erol Olçak ağabeyimiz başta olmak üzere onlarca şehidimiz, Şehadet şerbeti içen diğer güzide vatan evlatlarıyla beraber milletimizin kalbindeki en kıymetli makamlarda misafir edilmektedir.

Bir tarafta milletimizi etnik olarak ayrıştırarak vatanımızı bölme hevesinde olan bölücü teröristlere, diğer yanda Müslümandan gayri herkesle dostluk kuran ve iş birliği içinde olan itikadı sapkınlara ve dahi post modern münafıklara karşı mücadelemizi dün olduğu gibi bugün de kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.

Çok büyük bir mirasa sahibiz. Aziz milletimiz, Şanlı tarihimizden gelen büyük mirasın yükünü omuzlama misyonuna sonunda kadar sahip çıkıp ve bu uğurda her türlü fedekarlığa katlanmalıdır.

İlah-i Kelimetullah için Nizam-ı Alem davasının gereğini yerine getirmek üzere, ayrılıkları bir yana bırakmak, hep birlikte birbirimizi muhabbetle kucaklayıp, say-u gayret göstermek zorundayız.

Unutmayalım ! Coğrafyamızın sınırları 782 000 km2 den ibaret değildir. Coğrafya deyince kastedilen maddi sınırlar değil milletimizin gönül coğrafyasıdır . Mevla-i zülcelal tarafından Milletimize taksim edilmiş sınırlar çok daha büyüktür. ‘’Erenlerin , Allah Dostlarının nefeslerinin ulaştığı her yer bizim sınırlarımız içerisindedir biiznillah.’’

Dünya üzerinde gadre ve zulme uğrayan yüzmilyonlar gözlerini Türkiye’ye çevirmiş dua fısıltılarında, Sancağın düştüğü yerden kalkmasını ve kıyamete kadar hükümferma olacak bir Medeniyeti inşa etmesini beklemekteler.

Vatan Şairi Namık Kemalin dizelerinde bu hakikat şöyle resmedilmektedir.

“Osmanlı adı her duyana lerze-resândır

“Ecdâdımızın heybeti ma’rûf-u cihândır”

“Fıtrat değişir sanma bu kan yine o kandır”

Evet. Ezilmiş, sömürülmüş ne kadar millet varsa Adaletin Temsilcisi Osmanlı’ya hasrettir bugün. Gözlerini Anadolu topraklarına çevirdiklerinde görmeyi ümit ettikleri manzara ise Osmanlı kadar büyük, Osmanlı kadar güçlü ve Heybeti tüm Dünyaca bilinen bir TÜRKİYE dir.

Saadat-ı Kiram’dan 15 Temmuz sonrası şöyle bir dua talebinde bulunuluyor.

“Kurban dua buyursanız da, ülkemiz Osmanlı gibi güçlü olsa.”

Gelen cevap şudur. “İnşaallah Osmanlı’dan da güçlü olacak.”

Dahildeki hainlerin, hariçteki düşmanların oynadığı tüm vicdansız ve alçakça oyunların engellemeye çalıştıkları netice işte budur.

İnanıyoruz ki Allah Dostlarının duaları, engin, yüce ve al’i himmetleri ile devletimiz ve milletimiz bu kutlu hedefe en karibüz zaman ulaşacaktır” şeklinde konuştu.

Törende  Ak parti Osmaniye Milletvekili Mücahit Durmuşoğlu, MHP Osmaniye Milletvekili Ruhi Ersoy birer selamlama konuşması yaptı.

Konuşmaların ardından kurdele protokol temsilcileri tarafından kesildi.

 

2 Mayıs 2018 Murat BOZ
Yorum yapın