Reklam için 0532 496 75 66
Haber Detayı
13 Mart 2017 - Pazartesi 15:09 Bu haber 105 kez okundu
 
"Halkın yetkisi arttıkça Türkiye'nin demokrasisi ve ekonomisi güçlendi"
SON DAKİKA Haberi

Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Osmaniye'de bir düğün salonunda, sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda, devletlerin gücünün, demokrasi ve ekonomilerinin gücüyle, üretimleri ve Ar-Ge faaliyetleriyle ölçüldüğünü söyledi. Çelik, Osmaniye'de bir düğün salonunda, sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda, devletlerin gücünün, demokrasi ve ekonomilerinin gücüyle, üretimleri ve Ar-Ge faaliyetleriyle ölçüldüğünü ifade etti. Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, "Tıpkı Çanakkale gibi, 1923'te cumhuriyeti ilan etmemiz gibi, diğer alanlarda verdiğimiz milletimizi millet yapan mücadele gibi, bu FETÖ'ye karşı verdiğimiz aziz mücadelenin de milleti millet yapan dönüm noktalarından biri olarak tarihe geçeceğine eminim."  Dedi. Çok yönlü gelişmelere imza atmak zorunda olduklarını söyleyen Çelik, "Önce toplumsal barış geliyor. 15 Temmuz gecesi, FETÖ'nün ülkemizde gerçekleştirmeye çalıştığı darbe girişimi, diğer darbe girişimlerinden bir farklılık arz ediyor" şeklinde konuştu. Çelik, diğer zamanlardaki darbe girişimlerinin rejimi değiştirmeye yönelik olduğunu ifade ederek, 15 Temmuz'dakinin ise devletin varlığını, ülkenin tapusunu alıp başka bir iradeye teslim etmek için ortaya çıktığını kaydetti. Milletin o gece darbe girişimine karşı birleştiğini anlatan Çelik, "Tıpkı Çanakkale gibi, 1923'te cumhuriyeti ilan etmemiz gibi, diğer alanlarda verdiğimiz milletimizi millet yapan mücadele gibi, bu FETÖ'ye karşı verdiğimiz aziz mücadelenin de milleti millet yapan dönüm noktalarından biri olarak tarihe geçeceğine eminim. Şehitlerimize ebedi rahmet diliyor, gazilerimize sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz. Burada gösterdiğimiz dayanışma, bu topraklarda bir millet olduğunun ispatı oldu." Dedi. Bakan Çelik, 2002'den sonra gelen siyasi istikrarın Türkiye'ye kazandırdıklarını aktararak, "İstikrarlı bir yönetim ve performanslı bir hükümet çabası ortaya koyduğumuz zaman, bu milletin alın teri ve emeği, ülkenin müteşebbisinin ve sivil toplum örgütlerinin ortaya koyduğu performans, bu ülkeyi huzurlu ve güçlü yapmaya, refahının arttırmasına, dünyada sözünün güçlü olmasına yetiyor." ifadesini kullandı.   15 Temmuz'dan sonra millet için daha fazla çalışmaları gerektiğini anlatan Çelik, "Halkın yetkisi arttıkça Türkiye'nin demokrasisi ve ekonomisi güçlendi. Halkın yetkisinin zayıfladığı durumlarda ise Türkiye'nin demokrasisi de ekonomisi de zayıfladı. Yani rejimin esası cumhuriyettir, cumhurun esası cumhurdur. Rejim değişikliği, cumhuriyetin içinden cumhuru çalmaktır. Cumhuriyetin içinde cumhurun yetkisi azaltılıyorsa, rejim değişikliği olur." değerlendirmesinde bulundu. "Millet asli iktidardır, tali iktidar değildir" Çelik, 15 Temmuz gecesi Türkiye'de koalisyon olması halinde darbeyi önleme girişimlerinin yetersiz kalabileceği belirterek, o sebeble işi şansa bırakamayacaklarını, koalisyonlar döneminin sistematik olarak geride bırakılması gerektiğini kaydetti.   Anayasa değişikliğinin 16 Nisan'da kabul edilmesiyle hükümetin kurulması için parçalı bir koalisyon yerine bir partinin yüzde 50'nin üzerinde oy alması gerektiğini ifade eden Çelik, farklı görüşteki kişilerin uzlaşmasıyla bu iktidarın öne çıkacağını, yüksek bir uzlaşma gerekeceğini söyledi. Çelik, "Millet asli iktidardır, tali iktidar değildir. Asli iktidar olan milletten güvenoyu alan birinin de tekrar Mecliste düşürülmesi tekrar güvenoyu verilmemesi gibi bir şey söz konusu olmayacaktır." diye konuştu. Dünyada kutupların yer değiştiğini, ABD'nin serbest ticaret aleyhine, Çin'de ise küreselleşme taraftarı söylemler yapıldığını, Avrupa'nın dağılmasından söz edildiğini ifade eden Çelik, şöyle dedi: "Bütün bu fırtınalı suların ortasında bizim görevimiz biricik göz bebeğimiz olan Türkiye Cumhuriyeti'ni bu uluslararası sularda ustaca yüzdürmektir. Ustaca geleceğe hazırlamaktır. O sebeple yönetim krizlerine herhangi bir tahammülümüz yoktur. Bu yönetim krizlerini ortadan kaldıracak bir modele geçmemiz lazım. Bizim önümüze bakmamız lazım. Kendi krizlerimizde boğulmamız lazım. Türkiye'yi G20 içinde ilk 10, ilk 5 ülkenin arasına sokmamız lazım. Türkiye'nin demokrasisini, ekonomisini, sosyal hayatını güçlendirmemiz lazım. O sebeple bu, önümüzde bir fırsattır." Doktorların oynadığı tiyatroyu izledi Bakan Çelik, Osmaniye Tabip Odasınca 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle Osmaniye Cebelibereket Kültür Merkezi'nde düzenlenen ve doktorların rol aldığı "Bir de bizden dinleyin" adlı tiyatro oyununu izledi. Çelik, etkinlikte yaptığı konuşmada, 8 Mart ve 14 Mart'ı birleştirerek kadın hekimlerin bayramını iki kere kutladığını belirtti. Dünyanın her tarafında hangi mesele, toplumsal sıkıntı olursa olsun bundan en çok zararı hala kadınların gördüğünü vurgulayan Çelik, dünyanın yükünü kadınların çektiğini dile getirerek, şu değerlendirmede bulundu: "Maalesef bizim ülkemizde de hem kadına yönelik şiddet hem de geçen sene de şahit olduğumuz acil servislerde hekimlerimize yönelik ortaya çıkan şiddet son derece canımızı yakıyor. İnsanların hayat tarzları ve meslekleri vardır. Fakat bazı meslekleri kendi hayat tarzınızdan ayıramazsınız. Hekimlik böyle bir meslek. Bir insanın hekim olması demek hekimliğin onun mesleği olduğu anlamına gelmiyor. Gösterdiği fedakarlık, uzun çalışma saatleri, adanmışlık ve insan hayatını her şart altında kurtarmaya dönük olan idealizm, hekimliğin aslında bir meslek değil bir hayat tarzı olarak algılanması gerektiğini gösteriyor." "Tiyatro kıymetli bir sanattır" Çelik, halk oylaması sürecinde yoğun bir çalışma yapmak için geldiği kentte kendisine bir tiyatro izleme imkanı sunan oda yetkililerine teşekkür etti. Genelde insanlar yanlış bir şey yaptığında "Tiyatro yapmayın" ifadesinin kullanıldığını, asıl doğru bir şey yapıldığında "İyi bir tiyatro yaptın" denilmesi gerektiğine işaret eden Çelik, "Tiyatro kıymetli bir sanattır. Çağlara direnen ve çağlardan bugüne kadar akan. Bugünün problemi, tabii sosyal medyayla birlikte birtakım şeyleri derinlemesine oturup, konuşup, düşünecek fırsatımızın olmamasıdır. Esas olan bu imkanı, bu fırsatı yaratmak lazım. Tiyatro bize bu imkanı yaratacak bir şey." sözlerine yer verdi.
Kaynak: Editör: Murat Boz
Etiketler: "Halkın, yetkisi, arttıkça, Türkiye'nin, demokrasisi, ve, ekonomisi, güçlendi",
Yorumlar
Haber Yazılımı