Reklam için 0532 496 75 66
Haber Detayı
10 Mart 2017 - Cuma 09:01 Bu haber 60 kez okundu
 
Keskiner 2. Kariyer Günleri Etkinliğinde konuştu
SON DAKİKA Haberi
Keskiner 2. Kariyer Günleri Etkinliğinde konuştu

Korkutata Üniversitesi Kulüplerinden Genç Fikirler Kulübü, öğrencilerin, kamu sektöründeki kurumların ve özel sektördeki firmaların üst düzey yöneticileri, yetkilileri ve çalışanları ile bir araya gelerek uzmanların deneyim ve bilgilerinden yararlanmalarını ve yüz yüze iletişim kurarak iş ve staj imkânı sağlayabilmelerini ve bunların yanında kariyer planı yaparken izleyecekleri yolda fikir edinmelerini sağlamak amacıyla Üniversite Amfi ’sinde “2. OKÜ Kariyer Günleri” etkinliği düzenledi. Girişimci Beyinler  kısmında konuşan Keskiner Gıda Dağıtım işletmecisi Birgül Keskiner  “ 1969 Osmaniye doğumluyum ilk, orta ve lise öğrenimimi Osmaniye’de tamamladım. Dışarıdan okul öncesi eğitim aldım. 1998 yılına kadar hiç çalışmamıştım, klasik bir ev hanımıydım, taki Ayşe Kulin’in  Adı Aylin kitabını okuyana kadar.  Bununla beraber benim kafamda çok şeyler değişti. Eşime sürekli çalışmak istediğimi söylüyordum, bu arada da hiç boş durmuyordum, bilgisayar kursuna gittim sertifika aldım o arada tüp bayiliği yapan eşimden bilgisayar almasını ve benim orada çalışmak isteğimi söylüyordum ve istediğim oldu orada işe başladım. Ardından eşim gıda pazarlama işine başladı ve ben pazarlama bölümünde bilgisayarlı muhasebe işine bakmaya başladım. Part Time çalışıyordum  bu arada bu böyle 2003 yılına kadar devam etti. 2003 yılında biz DANONE Osmaniye Bayiliğini aldık. Eşim yeğenleriyle birlikte çalışıyordu, iki aylık bayilik sürecinde gösterdiğimiz başarı sonunda DANONE bize Hatay Bayiliğini teklif etti bizde kabul ettik ve görev taksimi nedeniyle bizde İskenderun merkezli DANONE Hatay bayiliğine başlamak üzere İskenderun’a gittik ve çalışma hayatımıza burada devam ettik. İşte benim iş hayatımdaki en hareketli ve tüm deneyimlerini kazandığım dönem burada başladı. Bölge geniş, memleket yabancı, ürünler yeni, kısacası benim için her şey yeni. Eşim Antakya’ya bakıyor ben İskenderun’a. Benim yöneticilikle ilgili hiçbir tecrübem yoktu, daha önce benim yaptığım işler kısıtlı idi sen işini bitirince git derler sorumluluk yüklemezlerdi. Kocaman bir acemilikle, eşim bana sen artık bu işyerinin müdiresisin burası senin sorumluluğunda dediğinde ben şaşkına dönmüştüm, ama sonra dedim ki, Birgül sen yaparsın, sen güçlüsün, pes etme dedim kendi kendime. Ben bir sürü yanlışla doğruyu bulma yolunda hızla ilerliyordum. Yaptığım işi hem seviyor hemde zevk alarak yapıyordum. Burada birçok marketle güzel ve  başarılı çalışmalarımı DANONE’nin bölge müdürü bile yakından takip ediyordu. Defalarca para ödülü  ve teşekkür belgeleri aldık, hatta birinde yurtdışı tatili kazandık ve eşim bir haftalığına KÜBA’ya gitti. 3 yıllık bir İskenderun macerasının ardından biz tekrar Osmaniye’ye  dönme kararı vedik.  Aynı iş zaten burada da vardı biz eşimle beraber buradaki şirketin başına  geçtik. Ben müdür eşim patron yine burada da aynı çalışmalar devam etti hatta daha fazlası. Çünkü  firmayı diğer ortağından devir aldığımızda başarı düşüktü ve bu beni çok rahatsız ediyordu. Bizim  başarımız sayısal dağılımla ölçülüyordu ve biz Osmaniye’ye geldiğimizde sayısal dağılımda sonlarda idik ben bir sonraki toplantıda Türkiye birincisi olmak istiyordum. Yanımda iki tane merc elemanı çalışıyordu. Onları  yanıma aldım aracıma ürünleri, faturaları, pop malzemelerini koydum ilçelerde dahil olmak üzere her yeri gezerek tek tek satış yaptım bu tam 3 ay sürdü böyle. Biz İstanbul’a 3 günlük toplantıya gittik 3. günün sonunda ödül töreni düzenlendi. Satış direktörümüz ödül alanlara plaketlerini veriyor sıra son ödüle geldi  bize hiç birşey yok bekliyoruz biz. O arada satış direktörümüz bir çıkış yaptı hani derler ya adam gibi adam işte size distribütör gibi distribütör Keskiner dağıtım sayısal dağılım Türkiye 1.si dedi ama ben o arada heyecandan yerimden kalkamıyordum herkesin gözü bizim üzerimizde tabiki. Eşim çıktı plaketi almak için ben hala yerimden kalkamıyordum.  Tebriklerden sonra toplantı sona erdi Osmaniye’ye döndük. Bunun arkasından birçok başarı ve ödüller birbirini takip etti. Yıl 2009 eşim ortaklarından ayrıldı şirkete beni dahil etti, yani eşim ve ben ortak olduk.  Ben müdirelikten patronluğa terfi ettim. Bizim ortaklığımızdan sonra şirketimize birçok distribütörlük aldık uğraş ve çalışmamız biraz daha fazlalaştı. Tabii ben bu arada ekstra uğraşlarla da buluyordum kendime (sosyal etkinlikler) işimde daha nasıl başarılı olabilirim diye sürekli araştırıyor ve çeşitli eğitimler alıyordum. Liderlik okuluna kaydımı yaptırıp buradan liderlik, yöneticilik, müzakere teknikleri, satış ve pazarlama, kriz yönetimi gibi eğitimler alıp diploma aldım. Sürekli araştırıyor sürekli yeni şeyler buluyordum. Bunların sonucunda elde ettiğim başarılar beni daha da kamçılıyordu. Bu böyle devam ederken yıl 2013 eşim dediki ben bu işi bırakacağım gel biz bırakalım sende çalışma kendimize vakit ayıralım dedi. Tabii benim gibi işini ve çalışmayı seven birisi bunu asla kabul edemezdi. İş yetmiyormuş gibi birde aynı yıl Türk Anneler Derneği başkanı oldum. Daha önce bu dernekte yönetimde yer alırken şimdi başkan oldum.  Ben sürekli koşturuyor, güzel şeyler yaptıkça, insanların gönlüne dokundukça kendimi çok mutlu  hissediyorum.  Tabi bu arada eşim hiç boş durmuyor, sürekli bana işi bırakmamızla ilgili baskı yapıyordu. Ben bunu asla kabul etmiyordum. Bir gün bana dedi ki sen işi bırakmak istemiyorsan, o zaman şirketi üzerine alırsın, benim de şirketle hiçbir bağlantım kalmaz, sevgili işinle seni baş başa bırakıyorum dedi ve şirketteki hisselerinin bir kısmını bana bir kısmını da başka bir arkadaşa devretti. Bu arada ben tam patron oldum. İşte benim beni tam olarak bulduğum, işveren ve patronluğun ne demek olduğunu öğrendim. Zorluğu ve güzelliği tek başıma yaşadım, tek başına bırakılmış birçok  zorluğun ortasında yalnız kalmıştım. Önce bocaladım sonra dedim ki  Birgül sen bunu başaracaksın. Sen güçlüsün pes etme.   Bu arada ben hem yaptığım işlerin bilmediğim yönlerini öğrenirken bir yandan da büyüyordum.  Sanki arkamda bir güç var ve  beni sürekli itiyordu. Ben bile bazen bunları nasıl yaptım diye  düşünüyordum. Yeni bayilikler, yeni bölgeler, yeni çalışmalar, ihaleler, iş görüşmeleri gün geçtikçe artıyordu. Tabi benim bu kadar hırslı, başarılı, cesur olmamda ekibimin de katkısı büyüktür. Ben bu  hırsla 2015 yılında birde LTD. ŞTİ kurdum. Şu anda bir tane şahıs firmam birde LTD.ŞTİ var. Ben bile bazen bunları nasıl yaptığıma inanamıyorum. Birazda sosyal ve faaliyetlerimizden bahsedeyim. Ben TÜRK ANNELER DERNEĞİ Osmaniye şube  başkanlığına devam ederken, bunun yanı sıra valilikte İl İnsan Hakları Komisyonunda  halkla ilişkilerden sorumlu ve yine valilik sosyal yardımlaşma vakfı mütevelli heyetinde görev almaktayım. Derneğimiz de genellikle kadın ve çocuklara yönelik etkinlikler yapmaktayız. Mesela bir pilot bölge seçip o bölgedeki kadın ve çocuklara eğitici ve öğretici eğitimler, özel günlerde yardım ve kumanyalar, gıda ve temel ihtiyaçlar gibi yardımlar temin etmekteyiz. (Örneğin Yaveriye Mah. Faaliyetleri gibi)      Benim dernekçilikte ilk başkanım Selma YÜCEL, ikinci başkanım ve hocam Sabahat POYRAZ’dır. Onlara çok teşekkür ediyorum. Benim böyle kutsal ve güzel bir görevede yer almama vesile oldukları için özellikle de Sabahat POYRAZ’a çok teşekkür ediyorum. Evet anlatmakla bitmek bilmeyecek bir hikayem var ama kısaca şöyle özetleyeyim. Ben 1998-2017 arası 19 yıl eşinin yanında part time işe başlayıp sürekli sen güçlüsün pes etme diyerek şuan iki tane şirket sahibi olan ve sürekli koşmayı seven biriyim. İşte kısaca ben buyum”  şeklinde konuştu.  Arzu Çardak  
Kaynak: Editör: Murat Boz
Etiketler: Keskiner, 2., Kariyer, Günleri, Etkinliğinde, konuştu,
Yorumlar
Haber Yazılımı