Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
İzzettin Kanat
Köşe Yazarı
İzzettin Kanat
 

KARACAOĞLAN’I ANDIK

   Ünlü halk ozanı Karacaoğlan, 2 – 3 Temmuz 2022 Cumartesi, pazar günleri iki gün süren etkinlikle Düziçi’mizde anıldı. Osmaniye valiliği, İl kültür müdürlüğü, Düziçi kaymakamlığı, Düziçi belediyesi ve yine Düziçi’nde faaliyet gösteren Karacaoğlan kültürünü yaşatmaya çalışan iki tane derneğimizin ortak çalışmasıyla dolu dolu bir anma etkinliği yapıldı. Anma etkinliğinin birinci günü Sn. Valimiz Erdinç Yılmaz, İl Kültür ve Turizm Müdürümüz Sn. Burhan Torun, Düziçi kaymakamımız Sn. Turgay İlhan, Belediye başkanımız Sn. Alper Öner, millet vekilimiz Sn. Mücahit Durmuşoğlu, Ak Parti il başkanımız Sn. Seydi Gülsoy, Halk Ozanı Sn. Osman Taşkaya (Aşık Feymani), Sn.  Aşık Gül Ahmet Yiğit gibi ünlü isimler, bürokratlar, dernek başkan ve yöneticileri ve yüzlerce sivil vatandaş Karacaoğlan’ın kabrinin bulunduğu Hoğdu yaylasında buluştu. Düziçi ilçe müftümüzün, Karacaoğlan’ın Hoğdu yaylasındaki kabri başında kısa bir dua yapmasının ardından, dört kilometre yukarıdaki tarihi koca çınarın altında toplanmak üzere gidildi.  Karacaoğlan aşıklık geleneğini yaşatan dernek başkanlarımızdan ve aynı zamanda kendisi de halk aşığı olan Dursun Yeşiloğlu, günün anlam ve önemini anlatan kısa bir konuşma yaptıktan sonra, “Karacaoğlan Kimdir?” sunumu için eğitimci, şair, yazar ve ozan Yusuf Geçit Hocamızı mikrofona davet etti. Yusuf Hocamız, birçok bilgilerin dışında, gayet dikkat çekici ve gönle oturan bir “Karacaoğlan” sunumu yaptı. Ben inanıyorum ki, bu gönle oturan bilgilerin peşine çok üniversite hocaları düşecektir. Sunumda özetle şunları söyledi;  “1603-1696 yılları arasında 93 yıl gibi uzun bir ömür süren Karacaoğlan, aslen “Varsaklar” aşiretindendir. Varsaklar aşireti, Osmanlı Devleti’nin Karamanoğulları Beyliği’ne son vermesinden sonra, 1530 Tarihinden itibaren Çukurova ve çevresindeki dağlık yerlere yerleşmek zorunda kalmışlardır. Osmanlı arşivlerinden alınan belgelere göre, o zaman Maraş iline, günümüzde ise Osmaniye ili Düziçi ilçesine bağlı olan Hoğdu (Cezel, Taylar) Yaylası adlarıyla anılan bölgeye yerleşmişlerdir. Karacaoğlan’ın sülalesine, “Karacahasanlı” derlerdi. Kendisinin ismi de Hasan’dır. “Karaca” denmesinin nedeni de sülalesinden dolayıdır. (998 numaralı,8937/1530 tarihli Osmanlı tapu tahrir defteri, cilt 2.(Osmanlı Arşiv yazısı 1999 İstanbul belgesinden))”. Yusuf Hocamız konuşmasının devamında şunları da ifade etti;  “Yetim olduğu için emmilerinin davarlarını güderdi. Yayla zamanı gelmiş, aşiret yine Hoğdu Yaylası’a göç etmişti. Karacaoğlan’ın gönlünün düştüğü, Bekir emmisinin kızını isterler. Bekir emmisi, kızını yetim bir çocuğa vermeyeceğini söyler ve Karacaoğlan’ı dışlar. Emmisinin kızı da Karacaoğlan’a varmayacağını söyleyince Karacaoğlan aşireti terk etmeye karar verir. Hangi yöne gittiğinin bile farkına varmadan yürür.  Hoğdu’nun doğusunda bulunan Daz (Kavlak) tepesinden aşmaya başladığı sırada karşısına pir sakallı bir ihtiyar çıkar. İhtiyar, Karacaoğlan’a: “Nereye gidiyorsun evlat?” der. Karacaoğlan ihtiyara bakar başını öne eğer ve ona başından geçenleri bir bir anlatır. İhtiyar, Karacaoğlan’a, “Gel bakalım yanıma.” der. Karacaoğlan’ı dizine yatırır ve ağzını açmasını söyler. Karacaoğlan ağzını açınca ihtiyar, Karacaoğlan’ın ağzına tükürür. Karacaoğlan ihtiyara niçin ağzına tükürdüğünü sorar. İhtiyar, “Sebebini sonra söylerim, biraz sonra senin karnın şişecek, şimdi sen biraz dolaş da gel.” der. Karacaoğlan dolaşıp geldikten sonra Karacaoğlan’ın karnı şişer. İhtiyar Karacaoğlan’ı yanına oturtur. Üç kere İhlas Suresini okur, Karacaoğlan’ın sırtını sıvazlar. İkisi birlikte yürümeye başlarlar. Medet denen yere gelirler. İhtiyar, Karacaoğlan’a, “Söyle bakalım.” der. Karacaoğlan oturur, gözlerini kapatır ve ilk türküsünü söylemeye başlar. Karacaoğlan dörtlükleri söyleyip gözlerini açtığında ağzına tüküren ihtiyarı yanında göremez ve içinden ateş fışkırdığını fark eder. Yerinden kalkar yürür ve aşireti ömrünün son zamanlarına kadar geriye dönmeyecek şekilde terk eder. Ömrünün son zamanlarına kadar Varsak Aşireti’’nin yerleşme alanlarında gezerek yaşamını sürdüren Karacaoğlan, ölümüne yakın tekrardan asıl yurdu olan Hoğdu Yaylası’na döner. Babasının tarlası olan ancak emmileri tarafından ekilip biçilen bir tarlanın içine gömülmesini vasiyet eder ve dediği gibi de yapılır.  Son yıllara kadar mezarının başındaki ardıç ağacına kadar duran mezara gömüldüğü bilinmektedir.” İşte bu doyurucu sunumdan sonra, Kadirli ilçemizin Azaplı köyünden oturan Aşık Feymani Hocamız ilerlemiş yaşına rağmen sayın valimizin ricasını kırmayarak sahne aldı ve kendi bestelerinden üç dört tane seslendirdi. Ardından, Aşık Gül Ahmet Yiğit sahne aldı ve kendi eserlerinden beş altı tane seslendirdi. Aslen, Toprakkale ilçemizden olan şair ve ozan, Yörük Hatice Abul Hanım milli kıyafetleriyle sahne aldı ve kendi bestelediği bir türküyü seslendirdi. Program sonu ise koca çınarın altında hazırlanmış masalarda tüm davetliler yemeklerini yedikten sonra dönüşe geçildi.  İkinci gün ise 23 kişiden oluşan şair ve aşıklar akşam 20.00’dan gece 23.30’a kadar şiirler okudular, türküler söylediler ve program sonunda emeği geçenlere plaketleri Sn. Kaymakamımız, Sn. Milletvekilimiz ve Sn. Belediye başkanımız tarafından takdim edildi.  Burada Halk Aşığı Karacaoğlan’ın kesinlikle Düziçi’li olduğunun delilleri, arşiv kaynakları ve şiirleriyle ortaya konmuştur. Anadolu’muzun, iç, güney, batı ve Trakya bölgeleri ve hatta bazı Türk devletlerinde dahi sahiplenilmesi güzel bir eylemdir ancak, ben de diyorum ki Karacaoğlan kesinlikle buralıdır ve böyle kabul edilmelidir.  Anadolu’muzun bağrında, Yunus Emre, Dadaloğlu, Köroğlu, Pir Sultan Abdal, Aşık Veysel, Erzurumlu Emrah, Neşet Ertaş gibi sayıları binleri aşan Halk Ozanlarımız gelmiş geçmişlerdir. Bu kadim topraklar yüzlerce yıl kendi kültürünü, müziğinden folkloruna, dergahından ilahisine kadar en derin duygu ve söylemlerle, resmî ideolojilerin gerekli ilgiyi göstermemesine rağmen diri tutmayı başarmıştır. Ruhun şad olsun KARACAOĞLAN… 15.07.2022 – İzzettin Kanat.  
Ekleme Tarihi: 16 Temmuz 2022 - Cumartesi

KARACAOĞLAN’I ANDIK

   Ünlü halk ozanı Karacaoğlan, 2 – 3 Temmuz 2022 Cumartesi, pazar günleri iki gün süren etkinlikle Düziçi’mizde anıldı. Osmaniye valiliği, İl kültür müdürlüğü, Düziçi kaymakamlığı, Düziçi belediyesi ve yine Düziçi’nde faaliyet gösteren Karacaoğlan kültürünü yaşatmaya çalışan iki tane derneğimizin ortak çalışmasıyla dolu dolu bir anma etkinliği yapıldı.


Anma etkinliğinin birinci günü Sn. Valimiz Erdinç Yılmaz, İl Kültür ve Turizm Müdürümüz Sn. Burhan Torun, Düziçi kaymakamımız Sn. Turgay İlhan, Belediye başkanımız Sn. Alper Öner, millet vekilimiz Sn. Mücahit Durmuşoğlu, Ak Parti il başkanımız Sn. Seydi Gülsoy, Halk Ozanı Sn. Osman Taşkaya (Aşık Feymani), Sn.  Aşık Gül Ahmet Yiğit gibi ünlü isimler, bürokratlar, dernek başkan ve yöneticileri ve yüzlerce sivil vatandaş Karacaoğlan’ın kabrinin bulunduğu Hoğdu yaylasında buluştu.


Düziçi ilçe müftümüzün, Karacaoğlan’ın Hoğdu yaylasındaki kabri başında kısa bir dua yapmasının ardından, dört kilometre yukarıdaki tarihi koca çınarın altında toplanmak üzere gidildi. 


Karacaoğlan aşıklık geleneğini yaşatan dernek başkanlarımızdan ve aynı zamanda kendisi de halk aşığı olan Dursun Yeşiloğlu, günün anlam ve önemini anlatan kısa bir konuşma yaptıktan sonra, “Karacaoğlan Kimdir?” sunumu için eğitimci, şair, yazar ve ozan Yusuf Geçit Hocamızı mikrofona davet etti. Yusuf Hocamız, birçok bilgilerin dışında, gayet dikkat çekici ve gönle oturan bir “Karacaoğlan” sunumu yaptı. Ben inanıyorum ki, bu gönle oturan bilgilerin peşine çok üniversite hocaları düşecektir. Sunumda özetle şunları söyledi;


 “1603-1696 yılları arasında 93 yıl gibi uzun bir ömür süren Karacaoğlan, aslen “Varsaklar” aşiretindendir. Varsaklar aşireti, Osmanlı Devleti’nin Karamanoğulları Beyliği’ne son vermesinden sonra, 1530 Tarihinden itibaren Çukurova ve çevresindeki dağlık yerlere yerleşmek zorunda kalmışlardır. Osmanlı arşivlerinden alınan belgelere göre, o zaman Maraş iline, günümüzde ise Osmaniye ili Düziçi ilçesine bağlı olan Hoğdu (Cezel, Taylar) Yaylası adlarıyla anılan bölgeye yerleşmişlerdir. Karacaoğlan’ın sülalesine, “Karacahasanlı” derlerdi. Kendisinin ismi de Hasan’dır. “Karaca” denmesinin nedeni de sülalesinden dolayıdır. (998 numaralı,8937/1530 tarihli Osmanlı tapu tahrir defteri, cilt 2.(Osmanlı Arşiv yazısı 1999 İstanbul belgesinden))”. Yusuf Hocamız konuşmasının devamında şunları da ifade etti; 


“Yetim olduğu için emmilerinin davarlarını güderdi. Yayla zamanı gelmiş, aşiret yine Hoğdu Yaylası’a göç etmişti. Karacaoğlan’ın gönlünün düştüğü, Bekir emmisinin kızını isterler. Bekir emmisi, kızını yetim bir çocuğa vermeyeceğini söyler ve Karacaoğlan’ı dışlar. Emmisinin kızı da Karacaoğlan’a varmayacağını söyleyince Karacaoğlan aşireti terk etmeye karar verir. Hangi yöne gittiğinin bile farkına varmadan yürür. 
Hoğdu’nun doğusunda bulunan Daz (Kavlak) tepesinden aşmaya başladığı sırada karşısına pir sakallı bir ihtiyar çıkar. İhtiyar, Karacaoğlan’a: “Nereye gidiyorsun evlat?” der. Karacaoğlan ihtiyara bakar başını öne eğer ve ona başından geçenleri bir bir anlatır. İhtiyar, Karacaoğlan’a, “Gel bakalım yanıma.” der. Karacaoğlan’ı dizine yatırır ve ağzını açmasını söyler. Karacaoğlan ağzını açınca ihtiyar, Karacaoğlan’ın ağzına tükürür. Karacaoğlan ihtiyara niçin ağzına tükürdüğünü sorar. İhtiyar, “Sebebini sonra söylerim, biraz sonra senin karnın şişecek, şimdi sen biraz dolaş da gel.” der. Karacaoğlan dolaşıp geldikten sonra Karacaoğlan’ın karnı şişer. İhtiyar Karacaoğlan’ı yanına oturtur. Üç kere İhlas Suresini okur, Karacaoğlan’ın sırtını sıvazlar. İkisi birlikte yürümeye başlarlar. Medet denen yere gelirler. İhtiyar, Karacaoğlan’a, “Söyle bakalım.” der. Karacaoğlan oturur, gözlerini kapatır ve ilk türküsünü söylemeye başlar.


Karacaoğlan dörtlükleri söyleyip gözlerini açtığında ağzına tüküren ihtiyarı yanında göremez ve içinden ateş fışkırdığını fark eder. Yerinden kalkar yürür ve aşireti ömrünün son zamanlarına kadar geriye dönmeyecek şekilde terk eder. Ömrünün son zamanlarına kadar Varsak Aşireti’’nin yerleşme alanlarında gezerek yaşamını sürdüren Karacaoğlan, ölümüne yakın tekrardan asıl yurdu olan Hoğdu Yaylası’na döner. Babasının tarlası olan ancak emmileri tarafından ekilip biçilen bir tarlanın içine gömülmesini vasiyet eder ve dediği gibi de yapılır. 


Son yıllara kadar mezarının başındaki ardıç ağacına kadar duran mezara gömüldüğü bilinmektedir.” İşte bu doyurucu sunumdan sonra, Kadirli ilçemizin Azaplı köyünden oturan Aşık Feymani Hocamız ilerlemiş yaşına rağmen sayın valimizin ricasını kırmayarak sahne aldı ve kendi bestelerinden üç dört tane seslendirdi. Ardından, Aşık Gül Ahmet Yiğit sahne aldı ve kendi eserlerinden beş altı tane seslendirdi. Aslen, Toprakkale ilçemizden olan şair ve ozan, Yörük Hatice Abul Hanım milli kıyafetleriyle sahne aldı ve kendi bestelediği bir türküyü seslendirdi. Program sonu ise koca çınarın altında hazırlanmış masalarda tüm davetliler yemeklerini yedikten sonra dönüşe geçildi. 


İkinci gün ise 23 kişiden oluşan şair ve aşıklar akşam 20.00’dan gece 23.30’a kadar şiirler okudular, türküler söylediler ve program sonunda emeği geçenlere plaketleri Sn. Kaymakamımız, Sn. Milletvekilimiz ve Sn. Belediye başkanımız tarafından takdim edildi. 
Burada Halk Aşığı Karacaoğlan’ın kesinlikle Düziçi’li olduğunun delilleri, arşiv kaynakları ve şiirleriyle ortaya konmuştur. Anadolu’muzun, iç, güney, batı ve Trakya bölgeleri ve hatta bazı Türk devletlerinde dahi sahiplenilmesi güzel bir eylemdir ancak, ben de diyorum ki Karacaoğlan kesinlikle buralıdır ve böyle kabul edilmelidir. 


Anadolu’muzun bağrında, Yunus Emre, Dadaloğlu, Köroğlu, Pir Sultan Abdal, Aşık Veysel, Erzurumlu Emrah, Neşet Ertaş gibi sayıları binleri aşan Halk Ozanlarımız gelmiş geçmişlerdir. Bu kadim topraklar yüzlerce yıl kendi kültürünü, müziğinden folkloruna, dergahından ilahisine kadar en derin duygu ve söylemlerle, resmî ideolojilerin gerekli ilgiyi göstermemesine rağmen diri tutmayı başarmıştır.
Ruhun şad olsun KARACAOĞLAN…
15.07.2022 – İzzettin Kanat.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve eldedemokrasi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.