Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Talip Kazgı
Köşe Yazarı
Talip Kazgı
 

AVRUPA'DA VE HRİSTİYANLIKTA KADINA VERİLEN DEĞER

  Aziz Pavlus’un evliliğe karşı olup : “ Vakit yaklaşmıştır, karıları olanlar onlar yokmuş gibi davransınlar” dediğini, Fuhuş yapan kadınların cezasının Yeni Ahit'e göre cezasının "Kükürtle yanan ateş gölüne atılmak” olduğunu, İskenderiyeli Clement’in (ö.215) : “Karısını arzuyla seven zina etmektedir” dediğini, M.270 yılında 15 Şubat’ta ölen Aziz Valentin’in Hristiyan toplumuna “Sevgililer günü “ armağan ettiğini,  ( Orjinal gününadı Sevgililer Günü'nden ziyade S.t Valentine's Day'dir. (Aziz papaz Valentin'in günü. TK.) Miladi 336’da Roma Konsili’nin papazların evliliğine karşı gelinmesini tavsiye ettiğini, bir sene sonra da 337’de evli papazların görevlerinden azledilmelerini isteyip evli olanların ise hanımlarından uzak tutulması konusunda emirler çıkartıldığını, Sonradan Hristiyan olup başpiskoposluğa kadar yükselen St. Augistin’in (ö.430) Eşler arasındaki cinsel ilişkiyi iğrenç ve günah, şehveti utanç verici, cinselliği çağrıştıran her şeyi doğaya ters olarak görüp, bakir olmayı en büyük erdem saydığını, Katolik kilisesinde nikah törenlerinde: “Günahla düşmüşüm annemin karnına, günah işlemiş annem bana hamile kalırken” diye helal bir ilişkiyi harammış gösterdiklerini, İnsana haz verdiği için cinselliği yaşamanın ve “banyo yapmanın” kötülendiğini, Aziz Paul’un (ö. 67): “Bedenin ve onun giysilerinin (giydiğimiz elbiseler) temizliği ,ruhun pisliğidir” dediğini, Aziz Abraham’ın 50 yıl boyunca “haz almamak düşüncesi ile” el,ayak ve yüzünü dahi yıkamadığını, Kilise babası Tertllianus (ö.220) ve Aziz Cyprianus’un (ö. 258) “Bekarete saygı duyulması” konulu kitaplar yazdığını,  2.nci yüzyıldan itibaren ortaya çıkan “kutsal bakireler” kurumunun bu desteklerle daha da kuvvetlenip iyice yerleşmeye başladığını,  Rahip - Rahibe sınıfının Hristiyanlıkta iyice şekillenmeye başladığını ve Kutsal Bakirelerin (rahibelerin) kendilerini kiliseye adayarak ölene kadar evlenmediklerini ve kendilerini “İsa’nın gelini” olarak andıklarını, Cennette Hz. İsa’nın eşi olacaklarına inandırıldıklarını, O rahibelerin annelerinin de Hz. İsa’nın kayınvalidesi olacağının söylendiğini,  Zamanla kadınlar manastırlarının oluştuğunu, Aşk’ın, sevginin suçlandığını, Aziz Nicolas’ın (ö. 343) bir çok eşini bu akım üzerine boşayarak tek başına (rahip hayatı) yaşayarak çile çekmeye başladığını, Aziz Hyeronmus’un (ö.420) “Düğün dünyayı doldurur, bekaret cenneti” diyerek evlenmeyip bakire kalmayı teşvik ettiğini,  Yeri geldiğinde kilisenin evlenenlere ne zaman ilişkiye gireceklerine dair fetvalar verdiğini, bazen 3 gün sonra, bazen 1 ay sonra ilişkiye girilebileceğinin söylendiğini, 16. y. yılda cinsel isteklerin bir insan ihtiyacı olduğuna ve karşılanmasının gerektiğine inanan M.Luther (ö.1546) “Evlenmek yanmaktan daha iyidir” görüşü ile Almanya’daki evlenmeme yemini olan 9 rahibeyi manastırlarını terk ettirip evlenmeye ve normal bir hayat kurmaya ikna ettiğini ve bunlardan birisi ile evlendiğini, William Shakespare’ın (ö. 1616) : “ Kusursuz kadın, kocasının cinsel ihtiyaçlarını görev olarak gören, kendisi ise bu ilişki esansında zevk almayan,aşık olmayan kadındır “ dediğini, Kadınların cinsellikten zevk almamaları için papazların suçlu olarak klitoris’i gördüklerini ve bu zevk olayını gidermesi için kadınların klitorislerinin kızgın demirlerle dağlanıp acılara sevk edildiklerini, Çoğunun kadınların ilişkiye girmemesi için “bekaret kemeri ya da kaplayıcı kemer” taktırarak kadınların cinsel hayatlarının önüne geçmeye çalıştıklarını, Biliyor muydunuz ? (Kaynak : AŞK KADER Mİ? İsmail Mutlu- Sayfa : 48-56) Talip KAZGI /Osmaniye
Ekleme Tarihi: 18 Şubat 2022 - Cuma

AVRUPA'DA VE HRİSTİYANLIKTA KADINA VERİLEN DEĞER

 

Aziz Pavlus’un evliliğe karşı olup : “ Vakit yaklaşmıştır, karıları olanlar onlar yokmuş gibi davransınlar” dediğini,
Fuhuş yapan kadınların cezasının Yeni Ahit'e göre cezasının "Kükürtle yanan ateş gölüne atılmak” olduğunu,
İskenderiyeli Clement’in (ö.215) : “Karısını arzuyla seven zina etmektedir” dediğini,

M.270 yılında 15 Şubat’ta ölen Aziz Valentin’in Hristiyan toplumuna “Sevgililer günü “ armağan ettiğini, 
( Orjinal gününadı Sevgililer Günü'nden ziyade S.t Valentine's Day'dir. (Aziz papaz Valentin'in günü. TK.)

Miladi 336’da Roma Konsili’nin papazların evliliğine karşı gelinmesini tavsiye ettiğini, bir sene sonra da 337’de evli papazların görevlerinden azledilmelerini isteyip evli olanların ise hanımlarından uzak tutulması konusunda emirler çıkartıldığını,

Sonradan Hristiyan olup başpiskoposluğa kadar yükselen St. Augistin’in (ö.430) Eşler arasındaki cinsel ilişkiyi iğrenç ve günah, şehveti utanç verici, cinselliği çağrıştıran her şeyi doğaya ters olarak görüp, bakir olmayı en büyük erdem saydığını,
Katolik kilisesinde nikah törenlerinde:
“Günahla düşmüşüm annemin karnına, günah işlemiş annem bana hamile kalırken” diye helal bir ilişkiyi harammış gösterdiklerini,

İnsana haz verdiği için cinselliği yaşamanın ve “banyo yapmanın” kötülendiğini,

Aziz Paul’un (ö. 67): “Bedenin ve onun giysilerinin (giydiğimiz elbiseler) temizliği ,ruhun pisliğidir” dediğini,
Aziz Abraham’ın 50 yıl boyunca “haz almamak düşüncesi ile” el,ayak ve yüzünü dahi yıkamadığını,

Kilise babası Tertllianus (ö.220) ve Aziz Cyprianus’un (ö. 258) “Bekarete saygı duyulması” konulu kitaplar yazdığını, 
2.nci yüzyıldan itibaren ortaya çıkan “kutsal bakireler” kurumunun bu desteklerle daha da kuvvetlenip iyice yerleşmeye başladığını, 

Rahip - Rahibe sınıfının Hristiyanlıkta iyice şekillenmeye başladığını ve Kutsal Bakirelerin (rahibelerin) kendilerini kiliseye adayarak ölene kadar evlenmediklerini ve kendilerini “İsa’nın gelini” olarak andıklarını, Cennette Hz. İsa’nın eşi olacaklarına inandırıldıklarını, O rahibelerin annelerinin de Hz. İsa’nın kayınvalidesi olacağının söylendiğini, 

Zamanla kadınlar manastırlarının oluştuğunu, Aşk’ın, sevginin suçlandığını,

Aziz Nicolas’ın (ö. 343) bir çok eşini bu akım üzerine boşayarak tek başına (rahip hayatı) yaşayarak çile çekmeye başladığını,

Aziz Hyeronmus’un (ö.420) “Düğün dünyayı doldurur, bekaret cenneti” diyerek evlenmeyip bakire kalmayı teşvik ettiğini, 
Yeri geldiğinde kilisenin evlenenlere ne zaman ilişkiye gireceklerine dair fetvalar verdiğini, bazen 3 gün sonra, bazen 1 ay sonra ilişkiye girilebileceğinin söylendiğini,

16. y. yılda cinsel isteklerin bir insan ihtiyacı olduğuna ve karşılanmasının gerektiğine inanan M.Luther (ö.1546) “Evlenmek yanmaktan daha iyidir” görüşü ile Almanya’daki evlenmeme yemini olan 9 rahibeyi manastırlarını terk ettirip evlenmeye ve normal bir hayat kurmaya ikna ettiğini ve bunlardan birisi ile evlendiğini,

William Shakespare’ın (ö. 1616) : “ Kusursuz kadın, kocasının cinsel ihtiyaçlarını görev olarak gören, kendisi ise bu ilişki esansında zevk almayan,aşık olmayan kadındır “ dediğini,

Kadınların cinsellikten zevk almamaları için papazların suçlu olarak klitoris’i gördüklerini ve bu zevk olayını gidermesi için kadınların klitorislerinin kızgın demirlerle dağlanıp acılara sevk edildiklerini,

Çoğunun kadınların ilişkiye girmemesi için “bekaret kemeri ya da kaplayıcı kemer” taktırarak kadınların cinsel hayatlarının önüne geçmeye çalıştıklarını,

Biliyor muydunuz ?

(Kaynak : AŞK KADER Mİ? İsmail Mutlu- Sayfa : 48-56)
Talip KAZGI /Osmaniye

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (2)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve eldedemokrasi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
İzzettin Kanat
(19.02.2022 19:08 - #162)
Tebrikler güzel kardeşim. Bu bilgilendirici makalenizden dolayı yürekten kutluyorum. Daha duymadığımız neler varmış.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve eldedemokrasi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
İzzettin Kanat
(19.02.2022 19:08 - #163)
Tebrikler güzel kardeşim. Bu bilgilendirici makalenizden dolayı yürekten kutluyorum. Daha duymadığımız neler varmış.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve eldedemokrasi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.