Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Talip Kazgı
Köşe Yazarı
Talip Kazgı
 

OSMANLI'DA ŞİİRLE YAZIŞMAK SANATI

      Şiirle yazışmak meselesi Osmanlı Hanedanı yöneticilerinin bir çoğunda mevcuttur. Bu konuda en önemli yazışma Kanuni ile oğlu şehzade Beyazıd arasındadır. Aşağıda örneği verilecektir. Fatih Sultan'ın evlatları Cem Sultan ile 2.Beyazıd arasında da böyle bir şiirle yazışma örneği vardır. Biliyorsunuz bu iki kardeş arasında bir taht kavgası vardı ve Cem sultan Avrupalılar elinde esirdi. Yazışma şu şekilde idi. Cem Sultan : Sen pişter-i gülde yatasun şevk ile handan Ben kül döşenen külhan-ı mihnetde sebep ne? 2.Beyazıd : Çün rûz-i ezelde kısmet olunmuş bize devlet Takdire rıza vermiyesün böyle sebep ne? Haccü'l Harameynüm diyuben da'vi kılarsun Bu saltanat-ı dünyeviye bunca taleb ne? 4.Murat ile Hafız Ahmet Paşa'nın Bağdat kuşatması sırasındaki şiirle yazışmaları da meşhurdur. Hafız Ahmet Paşa Bağdat'ı kuşatıp alamayınca 4.Murat'a şu şiiri yollar : Aldı etrafı adüv, imdada asker yok mudur? Din yolunda baş verir bir merdi server yok mudur? Bir acep girdaba düştük, çaresiz kaldık meded Aşinalar zümresinden bir Şinaver yok mudur? Cenk de hempamız olup baş virip baş almağa Arse-i alemde bir merdi hünerver yok mudur? Def-i bidada takasülden garaz ne bilmezüz Derdi mazluman sual olmaz mı mahşer yok mudur? Bu şiire cevap olarak da 4.Murat, Hafız Ahmet Paşa'ya şu şekilde cevap yazar :  Hafıza Bağdad'a imdad itmeğe er yok mudur? Bizden istimdad idersin sende asker yok mudur? Düşmen-i mat itmeye ferzaneyim ben der idin Hasma karşı şimdi at oynatmağa meydan yok mudur? Gerçi laf ırmakta yoktur sana hempa bilirüm Lik senden dad alan bir dadküster yok mudur? Bu Hanife şehrin ihmalünle perişan itdiler Senda aya gayreti din-ü Peygamber yok mudur? Rüşvet ile cünd-i İslamı perişan eyledün İşidülmez mi sanursun bu haberler yok mudur? Bir Ali siret vezir-i şimdi serdar eyledüm Hızru Peygamber muin olmaz mı rehber yok mudur? Kısa ve öz bir anlatımla şiirsel bir yöntemle meramını anlatmak sanatı ceddimiz Osmanlı'da sık karşılaştığımız olaylardandır. Kanuni Sultan'ın oğlu Şehzade Beyazıd, abisi Selim ile taht kavgasına girişip yenilince İran'a sığınır ve oradan babasına affedilmek için şiirler yollar. Şöyle der bir şiirinde: 'Ey seraser âleme Sultan Süleyman'ım baba, Tende Canım, Canımın içinde cananım baba, Bayezîd'ine kıyar mısın benim canım baba Bigünahım, Hak bilür, devletlü sultanım baba. Enbiya ser-defteri yani ki Âdem hakkıçün, Hem dahi Musî ile îsî-i Meryem hakkıçün, Kainatın server-i ol Ruh-i âzam hakkıçün, Bigünahım, Hak bilür, devletlü sultanım baba... ...Hakk Taâlâ, kim cihanın şahı etmiştir seni Öldürüp ben kulunu, güldürme şahım düşmeni Gözlerim nuru oğullarımdan ayırma beni Bigünahım, Hak bilür devletlü sultanım baba. Tutalım iki elim baştan başa kanda ola, Bu meseldir, söylenir kim 'kul günah itse n'ola' Bayezîd'in suçunu bağışla, kıyma bu kula, Bigünahım, Hakk bilür, devletlü sultanım baba. Kanuni ise oğluna şu minvalde şiirle şöyle cevap yazar :  Ey demâdem mazhar-ı tuğyân-ı isyânım oğul Takmıyan boynuna her giz tavk-ı fermânım oğul Ben kıyar mıydım sana ey Bâyezîd Hânım oğul Bî-günâhım deme bâri tevbe kıl cânım oğul' Ayrıca Kanuni'nin Ebussuud Efendi'ye ağaçlardaki karıncaları öldürme konusundaki şiirle fetva istemesi ve aynı üslupla Ebussuud Efendi'nin cevap vermesi çok bilinen bir olaydır. Kanuni:  Dırahtı (ağaç) ger sarmış olsa karınca Zarar var mı karıncayı kırınca? Ebusuud  Efendi:  Yarın Hakk'ın divanına varınca Süleyman’dan hakkın alır karınca. Ecdadımız Osmanlı, hem savaş konusunda hem de şiir - sanat konusunda örnek seviyede insanlardı. İnsan tarihini öğrendikçe gurur duyuyor. Ne mutlu bizlere ki böyle bir ecdadın torunlarıyız... Talip KAZGI
Ekleme Tarihi: 18 Temmuz 2022 - Pazartesi

OSMANLI'DA ŞİİRLE YAZIŞMAK SANATI

      Şiirle yazışmak meselesi Osmanlı Hanedanı yöneticilerinin bir çoğunda mevcuttur.

Bu konuda en önemli yazışma Kanuni ile oğlu şehzade Beyazıd arasındadır. Aşağıda örneği verilecektir.

Fatih Sultan'ın evlatları Cem Sultan ile 2.Beyazıd arasında da böyle bir şiirle yazışma örneği vardır.

Biliyorsunuz bu iki kardeş arasında bir taht kavgası vardı ve Cem sultan Avrupalılar elinde esirdi.

Yazışma şu şekilde idi.

Cem Sultan :

Sen pişter-i gülde yatasun şevk ile handan
Ben kül döşenen külhan-ı mihnetde sebep ne?

2.Beyazıd :

Çün rûz-i ezelde kısmet olunmuş bize devlet
Takdire rıza vermiyesün böyle sebep ne?
Haccü'l Harameynüm diyuben da'vi kılarsun
Bu saltanat-ı dünyeviye bunca taleb ne?

4.Murat ile Hafız Ahmet Paşa'nın Bağdat kuşatması sırasındaki şiirle yazışmaları da meşhurdur.

Hafız Ahmet Paşa Bağdat'ı kuşatıp alamayınca 4.Murat'a şu şiiri yollar :

Aldı etrafı adüv, imdada asker yok mudur?

Din yolunda baş verir bir merdi server yok mudur?

Bir acep girdaba düştük, çaresiz kaldık meded

Aşinalar zümresinden bir Şinaver yok mudur?

Cenk de hempamız olup baş virip baş almağa

Arse-i alemde bir merdi hünerver yok mudur?

Def-i bidada takasülden garaz ne bilmezüz

Derdi mazluman sual olmaz mı mahşer yok mudur?

Bu şiire cevap olarak da 4.Murat, Hafız Ahmet Paşa'ya şu şekilde cevap yazar : 

Hafıza Bağdad'a imdad itmeğe er yok mudur?

Bizden istimdad idersin sende asker yok mudur?

Düşmen-i mat itmeye ferzaneyim ben der idin

Hasma karşı şimdi at oynatmağa meydan yok mudur?

Gerçi laf ırmakta yoktur sana hempa bilirüm

Lik senden dad alan bir dadküster yok mudur?

Bu Hanife şehrin ihmalünle perişan itdiler

Senda aya gayreti din-ü Peygamber yok mudur?

Rüşvet ile cünd-i İslamı perişan eyledün

İşidülmez mi sanursun bu haberler yok mudur?

Bir Ali siret vezir-i şimdi serdar eyledüm

Hızru Peygamber muin olmaz mı rehber yok mudur?

Kısa ve öz bir anlatımla şiirsel bir yöntemle meramını anlatmak sanatı ceddimiz Osmanlı'da sık karşılaştığımız olaylardandır.

Kanuni Sultan'ın oğlu Şehzade Beyazıd, abisi Selim ile taht kavgasına girişip yenilince İran'a sığınır ve oradan babasına affedilmek için şiirler yollar. Şöyle der bir şiirinde:

'Ey seraser âleme Sultan Süleyman'ım baba,

Tende Canım, Canımın içinde cananım baba,

Bayezîd'ine kıyar mısın benim canım baba

Bigünahım, Hak bilür, devletlü sultanım baba.

Enbiya ser-defteri yani ki Âdem hakkıçün,

Hem dahi Musî ile îsî-i Meryem hakkıçün,

Kainatın server-i ol Ruh-i âzam hakkıçün,

Bigünahım, Hak bilür, devletlü sultanım baba...

...Hakk Taâlâ, kim cihanın şahı etmiştir seni

Öldürüp ben kulunu, güldürme şahım düşmeni

Gözlerim nuru oğullarımdan ayırma beni

Bigünahım, Hak bilür devletlü sultanım baba.

Tutalım iki elim baştan başa kanda ola,

Bu meseldir, söylenir kim 'kul günah itse n'ola'

Bayezîd'in suçunu bağışla, kıyma bu kula,

Bigünahım, Hakk bilür, devletlü sultanım baba.

Kanuni ise oğluna şu minvalde şiirle şöyle cevap yazar : 

Ey demâdem mazhar-ı tuğyân-ı isyânım oğul

Takmıyan boynuna her giz tavk-ı fermânım oğul

Ben kıyar mıydım sana ey Bâyezîd Hânım oğul

Bî-günâhım deme bâri tevbe kıl cânım oğul'

Ayrıca Kanuni'nin Ebussuud Efendi'ye ağaçlardaki karıncaları öldürme konusundaki şiirle fetva istemesi ve aynı üslupla Ebussuud Efendi'nin cevap vermesi çok bilinen bir olaydır.

Kanuni: 

Dırahtı (ağaç) ger sarmış olsa karınca
Zarar var mı karıncayı kırınca?

Ebusuud  Efendi: 

Yarın Hakk'ın divanına varınca
Süleyman’dan hakkın alır karınca.

Ecdadımız Osmanlı, hem savaş konusunda hem de şiir - sanat konusunda örnek seviyede insanlardı.

İnsan tarihini öğrendikçe gurur duyuyor.

Ne mutlu bizlere ki böyle bir ecdadın torunlarıyız...

Talip KAZGI

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve eldedemokrasi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.