Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Talip Kazgı
Köşe Yazarı
Talip Kazgı
 

TANRI - İLAH - ALLAH

Türkçe Tengri ya da Tanrı kelimesine reddiyemiz bu kelimenin Allah  ismi yerine kullanılmasından dolayıdır.  Aynı şekilde Arapça, Farsça, Latince, İngilizce, İbranice vs olan İlah, Hüda, Hudey, Tengri, Deus, God, Eloah v.s Allah'a atfedilen edilen kelimelerin yüce Allah'ın esmaları içerisinde olmadığından pek kabul görmediği açısından reddediyoruz. Her ne kadar Kur'an da "İlah kelimesi 147 defa kullanılıyor olsa da, ezan ve kametlerde geçiyor olsa da burada dikkat etmemiz gereken nokta İlah'tan maksadın; "tapinilan, ibadet edilen" manasında olup onun da Allah olduğu ayrıntısına dikkat etmemiz gerekiyor. Sadece ilah yeterli olmuyor yani.  Örneğin ; "La İlahe İllallah" kelime-i tevhidi ya da Şehadet (Şahitlik Cümlesi) kelimesinde geçen "Eşhedu enla ilahe İllallah..."  Sözcügündeki "İlah" kelimesinden maksadın bizzat "Allah" değil "Tapinilmasi gereken mabudun" herkesin Tengri ya da ilahları değil, Allah olduğuna dair çok sarih bir ifade vardir. "Allah'tan başka ibadet edilecek ilah yoktur" (La ilahe illallah) Yani insanların inanç sistemlerindeki ibadet etmek için düşündükleri tüm ilahların ya da tengrilerin hepsini reddedip Allah ismini kullanmamıza atıf vardır burada. Siz hiç "Affet beni ilahım"  diye dua eden bir Müslüman gördünüz mü? Özellikle "Tanrı" ile kastedilen gerek Yunan gerekse Türk tanrılarının kişilere ya da özellikle yer, gök vs ile spesifik (yer, gök, evren tengrisi veya su ,ateş, iyilik, kötülük tanrısı vs) yerlere ait olması, yuce Allah'n her şeyi kuşatan esmasi karşısında cılız kalmaktadir. Hasbelkader İslamiyetten önce var olan "Tengri" kelimesinin İslam'ın gelmesi ile "Allah" yerine ikame edilmesi çok yanlıştır. Çünkü Türklerde kastedilen Tengri'den kasıt;  Gök Tengri'dir. Sadece göklere hükmeden, havada, suda, bitkide, hayvanda, insanda, cinde, hayırda, şerde varlık bulamayan Tengri'nin herşeyi kuşatan Allah ile aynı seviyede olması kabul edilemez.  Türklerde  Evrene hükmeden Tengri Kayra'nın mantık olarak Gök Tengriden daha üstün olması gerekmez mi? Tengri'den kasıt ile ilk zamanlar her ne kadar Türklerin, "Tek tanrılı Türkler " gibi anlatılarak Allah inancına yakın olduğu vurgusu yapılsa da  o tengrinin sonradan Allah ile bütünleştirilmesi bir zorlamadan ibarettir. Cumhuriyet döneminde ezanlardaki "Allah" kelimesinin kaldırılıp yerine "Tanrı" kelimesinin ikame edilmeye calismasi ırkçı ve Türkçü bir yaklaşımdan ileri gelmektedir. "Allah" ismini, Arap kültürünün bir eseri gibi görülüp bağnaz bir şekilde reddiye ile ısrarla "Allah" yerine "Tanrı" kelimesinin kullanılmaya çalışılmasınin sebebi maalesef iyi niyet taşımamaktadır. Türk tarihini inceledigimiz zaman gerek İslam öncesi normal inanç, gerekse bir çok Türk mitolojisinde onlarca  "Tanrı (Tengri)" inanışı vardır. Örneğin; - Ana tanrılardan olan Gök Tengri, - Evrenin tengrisi Kayra, - Ölülerin ve yeraltı dünyasının Tengrisi Erlik Han, - İyilik Tengrisi Ülgen, - Bilgelik Tengrisi Mergen, - Avrupa Hunları'nın savaş Tengrisi Kızağan ( Evrenin Tengrisi Kayranin oğlu ve Tengri Ulgen'in kardeşi) - İyilik Tengricesi Umay  ve daha nice Tengri ve Tengriceler Yunan mitolojisindeki Tanrılar gibi alabildiğince İslam öncesi Türk inanç sistemini kuşatmıştır. Hal böyle olunca ilk Türklerde sadece tek tanrı vardı ya da ana tanrıları GökTengri idi demekle kolaylıkla bu işin içinden çıkamazsınız.  Halk arasında Allah adı yerine ısrarla kullanılmaya çalışılan Tanrı, Hüda, İlah gibi kelimeler Allah'ın 99 esmasina karşı bir saygisizliktir. Tanrı ile her ne kadar Allah'ı kastediyoruz deseler de kendi ismini bizlere belirtmiş olmasına  rağmen ısrarla Allah'ın dilediği isimleri kullanmamaya çalışmak, Allah'a karşı bir vefazsızlıktır.  Hadi, Tengri, İlah, Rab, ya da İlah ismi yerine ikame edecek bir Allah lafzı olmasa dediğiniz anlaşılabilir, ama ortada 99 tane alternatif isim vardır. Amacin kasıtlı olduğu anlaşılıyor yani. Yunan tanrılarının çapkınlığını Yunan Mitolojisini okuyanlar iyi bilirler. Onlar da bir nevi tanrılardır. İsminin Gök Tanrı ya da Ateş Tanrısı olmasının bir  önemi yoktur.  Tanrıların çokluğu Allah'ın birliği ile Tevhid ile taban tabana zıttır. Zaten Kelime-i tevhid; Allah dışındaki tüm Tengri ve İlahları reddetme anlamı içermektedir. Sadece eril olan Tanrı ya da İlah ile kalsak neyse, bir de bunların dişil formaları olan, "Tanrıça ve ilaheler" var. Bunları nasıl açıklamamız gerekir? Üstan Necip Fazıl'ın "Allah tanrıların belalarını versin!" derken "Tengriciler" her ne kadar alınsa da, üstadın burada kelime-i tevhid vurgusunu anlayamama sorunları vardır. Sonuç itibari ile; Toplumumuzda her ne kadar Tanrı, İlah, Rab, Hüda, Hudey, Çalap gibi kelimelerin, Allah adı yerine kullanıldığı biliniyor. "Allah" ismi yerine bu isimlerin  kullanıliyor olması; Allah ismini, kullanmaktan bilerek kaçınanlar, ya da alışkanlık haline geldiği için bu isimleri geleneksel olarak kullananlar gibi iki sınıfta değerlendirebiliriz.  Bir üçüncü sınıf ise tüm bu isimlerin yerine yüce Allah'ın bizlere Kur'an ya da Peygamberimiz yoluyla aktardığı kendi özel isimlerini özellikle kullanmaya çalışanlardır. Biz bu sınıftanız. Çünkü O'nun asıl isimleri varken onu kastedecek dolaylı isimleri kullanmaya ihtiyacımız yoktur. Allah'ı kastederek Tanrı, ilah, Rab, Hüda gibi isimlerle Allah'a anmak her ne kadar mümkün olsa da özel isimleri olan Allah'ı başka isimlerle anmaya çalışmanın pek doğru olmadığını dusunuyor ve siz değerli okuyucularimi saygıyla selamlıyorum.
Ekleme Tarihi: 16 Ağustos 2022 - Salı

TANRI - İLAH - ALLAH


Türkçe Tengri ya da Tanrı kelimesine reddiyemiz bu kelimenin Allah  ismi yerine kullanılmasından dolayıdır. 

Aynı şekilde Arapça, Farsça, Latince, İngilizce, İbranice vs olan İlah, Hüda, Hudey, Tengri, Deus, God, Eloah v.s Allah'a atfedilen edilen kelimelerin yüce Allah'ın esmaları içerisinde olmadığından pek kabul görmediği açısından reddediyoruz.

Her ne kadar Kur'an da "İlah kelimesi 147 defa kullanılıyor olsa da, ezan ve kametlerde geçiyor olsa da burada dikkat etmemiz gereken nokta İlah'tan maksadın; "tapinilan, ibadet edilen" manasında olup onun da Allah olduğu ayrıntısına dikkat etmemiz gerekiyor. Sadece ilah yeterli olmuyor yani. 

Örneğin ;

"La İlahe İllallah" kelime-i tevhidi ya da Şehadet (Şahitlik Cümlesi) kelimesinde geçen "Eşhedu enla ilahe İllallah..."  Sözcügündeki "İlah" kelimesinden maksadın bizzat "Allah" değil "Tapinilmasi gereken mabudun" herkesin Tengri ya da ilahları değil, Allah olduğuna dair çok sarih bir ifade vardir. "Allah'tan başka ibadet edilecek ilah yoktur" (La ilahe illallah) Yani insanların inanç sistemlerindeki ibadet etmek için düşündükleri tüm ilahların ya da tengrilerin hepsini reddedip Allah ismini kullanmamıza atıf vardır burada.

Siz hiç "Affet beni ilahım"  diye dua eden bir Müslüman gördünüz mü?

Özellikle "Tanrı" ile kastedilen gerek Yunan gerekse Türk tanrılarının kişilere ya da özellikle yer, gök vs ile spesifik (yer, gök, evren tengrisi veya su ,ateş, iyilik, kötülük tanrısı vs) yerlere ait olması, yuce Allah'n her şeyi kuşatan esmasi karşısında cılız kalmaktadir.

Hasbelkader İslamiyetten önce var olan "Tengri" kelimesinin İslam'ın gelmesi ile "Allah" yerine ikame edilmesi çok yanlıştır. Çünkü Türklerde kastedilen Tengri'den kasıt;  Gök Tengri'dir. Sadece göklere hükmeden, havada, suda, bitkide, hayvanda, insanda, cinde, hayırda, şerde varlık bulamayan Tengri'nin herşeyi kuşatan Allah ile aynı seviyede olması kabul edilemez.

 Türklerde  Evrene hükmeden Tengri Kayra'nın mantık olarak Gök Tengriden daha üstün olması gerekmez mi? Tengri'den kasıt ile ilk zamanlar her ne kadar Türklerin, "Tek tanrılı Türkler " gibi anlatılarak Allah inancına yakın olduğu vurgusu yapılsa da  o tengrinin sonradan Allah ile bütünleştirilmesi bir zorlamadan ibarettir.

Cumhuriyet döneminde ezanlardaki "Allah" kelimesinin kaldırılıp yerine "Tanrı" kelimesinin ikame edilmeye calismasi ırkçı ve Türkçü bir yaklaşımdan ileri gelmektedir. "Allah" ismini, Arap kültürünün bir eseri gibi görülüp bağnaz bir şekilde reddiye ile ısrarla "Allah" yerine "Tanrı" kelimesinin kullanılmaya çalışılmasınin sebebi maalesef iyi niyet taşımamaktadır.

Türk tarihini inceledigimiz zaman gerek İslam öncesi normal inanç, gerekse bir çok Türk mitolojisinde onlarca  "Tanrı (Tengri)" inanışı vardır.

Örneğin;

- Ana tanrılardan olan Gök Tengri,

- Evrenin tengrisi Kayra,

- Ölülerin ve yeraltı dünyasının Tengrisi Erlik Han,

- İyilik Tengrisi Ülgen,

- Bilgelik Tengrisi Mergen,

- Avrupa Hunları'nın savaş Tengrisi Kızağan ( Evrenin Tengrisi Kayranin oğlu ve Tengri Ulgen'in kardeşi)

- İyilik Tengricesi Umay

 ve daha nice Tengri ve Tengriceler Yunan mitolojisindeki Tanrılar gibi alabildiğince İslam öncesi Türk inanç sistemini kuşatmıştır.

Hal böyle olunca ilk Türklerde sadece tek tanrı vardı ya da ana tanrıları GökTengri idi demekle kolaylıkla bu işin içinden çıkamazsınız. 

Halk arasında Allah adı yerine ısrarla kullanılmaya çalışılan Tanrı, Hüda, İlah gibi kelimeler Allah'ın 99 esmasina karşı bir saygisizliktir. Tanrı ile her ne kadar Allah'ı kastediyoruz deseler de kendi ismini bizlere belirtmiş olmasına  rağmen ısrarla Allah'ın dilediği isimleri kullanmamaya çalışmak, Allah'a karşı bir vefazsızlıktır.

 Hadi, Tengri, İlah, Rab, ya da İlah ismi yerine ikame edecek bir Allah lafzı olmasa dediğiniz anlaşılabilir, ama ortada 99 tane alternatif isim vardır. Amacin kasıtlı olduğu anlaşılıyor yani.

Yunan tanrılarının çapkınlığını Yunan Mitolojisini okuyanlar iyi bilirler. Onlar da bir nevi tanrılardır. İsminin Gök Tanrı ya da Ateş Tanrısı olmasının bir  önemi yoktur.  Tanrıların çokluğu Allah'ın birliği ile Tevhid ile taban tabana zıttır. Zaten Kelime-i tevhid; Allah dışındaki tüm Tengri ve İlahları reddetme anlamı içermektedir.

Sadece eril olan Tanrı ya da İlah ile kalsak neyse, bir de bunların dişil formaları olan, "Tanrıça ve ilaheler" var. Bunları nasıl açıklamamız gerekir?

Üstan Necip Fazıl'ın "Allah tanrıların belalarını versin!" derken "Tengriciler" her ne kadar alınsa da, üstadın burada kelime-i tevhid vurgusunu anlayamama sorunları vardır.

Sonuç itibari ile; Toplumumuzda her ne kadar Tanrı, İlah, Rab, Hüda, Hudey, Çalap gibi kelimelerin, Allah adı yerine kullanıldığı biliniyor. "Allah" ismi yerine bu isimlerin  kullanıliyor olması; Allah ismini, kullanmaktan bilerek kaçınanlar, ya da alışkanlık haline geldiği için bu isimleri geleneksel olarak kullananlar gibi iki sınıfta değerlendirebiliriz. 

Bir üçüncü sınıf ise tüm bu isimlerin yerine yüce Allah'ın bizlere Kur'an ya da Peygamberimiz yoluyla aktardığı kendi özel isimlerini özellikle kullanmaya çalışanlardır. Biz bu sınıftanız. Çünkü O'nun asıl isimleri varken onu kastedecek dolaylı isimleri kullanmaya ihtiyacımız yoktur.

Allah'ı kastederek Tanrı, ilah, Rab, Hüda gibi isimlerle Allah'a anmak her ne kadar mümkün olsa da özel isimleri olan Allah'ı başka isimlerle anmaya çalışmanın pek doğru olmadığını dusunuyor ve siz değerli okuyucularimi saygıyla selamlıyorum.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (4)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve eldedemokrasi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Mekazgi
(16.08.2022 16:38 - #185)
Çok güzel tespitler...basarilar
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve eldedemokrasi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
İzzettin Kanat
(16.08.2022 17:20 - #187)
Tebrikler güzel kardeşim. İsabetli bir konuyu dile getirmişsiniz. Yüreğinize sağlık.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve eldedemokrasi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Mümin karakaya
(16.08.2022 21:25 - #188)
Teşekkür ederim aydınlattığınız için saygılar selâmlar
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve eldedemokrasi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Ali Görmüş Zümrüt
(29.08.2022 15:46 - #190)
Talip Kazgı hocam mevlam emeginizin karşılığını verecektir inşallah Önemli bir konu üzerinde durmamız gereken toplum olarak Maalesef doğru bildiğimiz yanlışlarımız çok emeginizin zehninize sağlık üstadım
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve eldedemokrasi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.